yatağa girdiğimde hissettim o ağrıyı. deliyodu resmen başımı, kapattım ama bu sefer gözlerimi, acıyı hissettim. normalde bir biraya karşılık bir bardak su içerdim ama bugün umrumda bile olmamıştı su. gün boyu bir bardak bile içmedim. haketmiştim diğerleri gibi bu ağrıyı da. acıyı hissedip, kendini o acının\ağrının kollarına bıraktığında başa çıkman daha kolay oluyo. o acıyla birlikte uyumuşum, alarmı kurduğum saatten 10dk önce kendiliğimden uyandım, alarmı kapattım. baş ağrısından eser yoktu, güzeldi. duşa girmem gerekiyodu, ama kıpırdayamadım bile. yatakta kaldım. 40dk falan sadece durdum yatakta, sonrasında kalktım ve giyindim. bağladım saçımı, o kadar da pis görünmedi. pis görünse de umrumda olur muydu pek bi fikrim yok açıkçası. yağmurda yürüdüm durağa kadar, güzeldi yağmur. çamura bastım, su birikintilerine bastım; hepsini görerek. indim sonra otobüsten sigaramı yakıp girdim okula, en üst kata çıktım. kimse elimde sigara olmasını umursamadı bile çok iyiydi, sigarayı bitirip bir yere fırlattıktan sonra girdim amfiye, yine aptal bi kalabalık; hoşuma gitmedi. 40sn bile duramadım amfide, çıktım yine okuldan sigaramı yakıp. tek yapmam gereken kitap almaktı; okumak. yürüdüm hep, book store arıyodum sözde, ama sadece yürüdüm yağmurda. vapurları gördüm, binmek istedim. kitap falan yoktu ki kafamda. indim ve bildiğim bi kitapçıya gittim, aldım kitabımı. kitap bitene kadar sanırım iyi hissedicem. iyi, evet. ama düşünmeden edemiyorum, bu adamın kitapları bittiğinde napıcam? 60 kitabı varmış, şu ana kadar okuduğum toplam kitap sayısı 4 yada 5ken bunu dert eder oldum. değişti çünkü bazı şeyler, kitap okumak istiyorum. kendim gibi insanların yazdığı kitaplar. belki de gerçek kitaplar.
şu an otobüsteyim ve eve gidiyorum. ev dediysem, evim bile değil hani; o ev. kuzenimi uyandırıcam; dışarı çıkıcaz. hediye almamız gerekiyomuş insanlara; alalım. beceremem ki ama ben hediye almayı, sadece başkasına almayı değil, bana verilen hediyeyi kabul etmeyi de beceremem. sürpriz adamı değilim ben hiç. şimdi mi açsam, çok beğenmiş gibi mi yapsam yoksa herkes gittiğinde açıp gerçek tepkiler mi versem(tepki vermemek oluyo bu tabi) bilemem hiç. e lim ayağıma dolanır hep, çok saçma hissederim, büyük baskı olur üzerimde.
insanlar var otobüste, yer boşaldığında ve onlar oturmak için bi fırsat bulduklarında mutlu oluyorlar ve suratlarından anlaşılıyo bu mutluluk. böyle olabilseydik ya hepimiz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder