zaman gibi akıyo her şey. farkedemiyosun ama kesinlikle, yavaşça uçuyo. seyrettiğin zaman hep aynı, gözünü bir anlığına kırpıyosun ve puf! en kötüsü de hiç bitmeyecekmiş, hep aynı kalacakmış hissi. alışıyosun çünkü bazen, düzenini etkiliyo. kaybolduğu zaman kalıyosun ortada çırılçıplak, sonrasında da sikilen beyin oluyo tabi. olmuyo.
hep aynı kalsın istediğinden değil aslında, hızına yetişemediğinden koyuyo. daha öğütemeden, yarısında, uçuyo. zaman da öyle işte, aynı. aslında her şey aynı, bi düzen var ve her şey aynı şekilde işliyo. tek sorun ders alamamak, çünkü yetişemiyosun, beceremiyosun. bazı şeyler farklı geliyo, ne kadar istemesen de inanıyosun. sonra o da uçuyo, sonra yenisi geliyo; seviniyosun. daha alışamadan obaaaa.
zamanın yavaşlığına küfrederken, aslında o koduğumun zamanı alıyo başını gidiyo. sen nasıl oldu lan derken şaşkın şaşkın, o anı da kaybediyosun; kayboluyosun sürekli. birlikte yürüdüğünü sanıyosun bazen, sıkılıyosun hatta hep aynı geliyo, sıkıcı olmaya başlıyo diyosun yavaştan. bi tökezliyosun, göremiyosun bile bir daha, sıkıcı olmadığının aslında her şeyin o olduğunun farkına varıyosun, o sırada yine kalıyosun geride. girdap gibi alıyo seni içine, sen o akımın içinde dönüp dururken kendini farklı bi yerde buluyosun; sürekli devam ediyo. değişiklik lazım, ama nereye?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder