gözlerimi açıyorum, bir düğün salonuna giriş yaparken buluyorum kendimi. bodrum katta, el sıkışıyorum insanlarla. düğün, zaten şu anda evli olan "sevdiğim bi ablam" ile nette sadece yazılarını takip ettiğim bi adamın. kimse hareket etmiyo, parça parça ilerliyo olaylar. kamera zoom out yaparak gösteriyo bana çevreyi. otururken buluyorum kendimi sonra, dev bir ekran var salonun ortasında. halamı görüyorum ardından, annemle hiç anlaşamasalar da araları iyi gibi. düğün girişinde binlerce insan görmeme rağmen etraf bomboş gibi. çok karanlık her şey, halamla annem bir olmuş aslında düğünle hiç alakası olmayan ve hatta aklımda bile olmaması gereken başka bir uzaktan tanıdıkla kavga ediyolar. ablam mutlu, yanında takım elbise bile giymemiş bir damat adayı. sürekli kamera zoom out yapıyo. kapalı düğün salonunun ortasında, çimlerle çevrili havuzun başında oturduklarını görüyorum. oturan insanlar onlara doğru değil de, dev ekrana doğru dönmüş yüzlerini. bense herkesi yandan görüyorum.
dev ekranda kanald açık, ve o koskoca stüdyo. bir nişan var. tanıyorum nişanlanan kızı, sevdiğim biri. siyah garip bi elbise var üzerinde ve o stüdyo benim de tanıdığım insanlarla dolu. ama ben burda, başka bi düğündeyim. bilmiyorum o nişan!?dan haberim var mı, bilmiyorum o nişanın ne işi var kanald stüdyolarında. hiç ses gelmiyo ekrandan. sadece görüntü. ve bu sefer kıpırdıyo insanlar. zoom out olayı bitiyo. ama sadece ekranda. dans ediyolar, o kız ağlıyo salya sümük. mutlu mu değil mi hiçbir fikrim yok, üzülüyorum ilk başta mutsuz gibi gördüğüm için. beynim duruyo, ve bana haber bile vermemesi koyuyo sanki, hissettiklerimden emin değilim. suratı çok değişmiş ama, o garip elbisenin içinden taşıyo vücudu. elinde mikrofon, şarkı söylüyo bağırarak. ağzını okumaya çalışıyorum, mutlu bir şarkı. ağlıyo, ama çok mutlu. korkularım diniyo birden, kendi isteğiyle yaptığı kanısına varıyorum bunu. tek koyan, orada olamamam. vardır haklı sebepleri diyerek ekrana bakmamaya çalışıyorum. makyaj yapmış, makyajı akmış ve suratı simsiyah. hala ağlıyo, ve stüdyodaki diğer tüm insanlar suratsız. hepsinin arkası dönük ve hepsi oturuyo. sonra gözlerimi alabiliyorum nihayet ekrandan ve içinde olduğum düğünü incelemeye çalışıyorum. yine hareket yok, bi noktaya odaklanan kamera zoom out yapıyo ve etraftakileri görebiliyorum anca. fakat bu sefer bomboş her yer. aradan geçen zamanın farkında olmadığım kanısına varıyorum simsiyah, ve giderek daralan düğün salonunun içinde tek başıma. tek canlı şey ekran. ekranın içindeki nişan, veya nikah. dans etmeye çalışan, şarkı söylemeye çalışan ve ağlayan kız. o hala ağlıyo, ben kalkamıyorum yerimden. ekran beni hapsediyo, telefonla aramak istiyorum stüdyoyu, vazgeçiyorum. dikkatimi ekrana verdikçe, sesleri duyabilir hale geliyorum, şarkı söyleniyo. herkes mutlu, herkes bağırıyo. bi tanesi ağlıyo sadece, elinde mikrofon.
1.18.2011
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder