- yok ablası onun ayakları bozuk. yıllardır ayakkabısının dili kayar öyle. sürekli düzeltir, o yüzden sana öyle geliyo. ne giyerse giysin, nasıl giyerse giysin ayakkabısının dili varsa kayıyo çıkıyo illa bişey oluyo. şımarık falan değil o. nefret de ediyo aslında o ayakkabı dilinden. ama belli bi zaman sonra salıveriyo. koyu renk giyinip, açık renk çorap falan giyiyo bazen umursamadan. siyah pantolon ve siyah ayakkabı giyiyo, ayakkabının dilinin arasında masmavi sırıtıyo bazen çorabı. üzülüyo bazen farkedince, sonra diyo ki rahvan. rahvan da güzel kelime bu arada. gideri var gibi. gidiyo çünkü. o değil de, sokakta tek ayak üstünde seke seke ilerlerken görürsen de şaşırma onu, muhtemelen tek ayağının dilini düzeltmeye çalışıyodur o sırada zaman kaybetmeme isteği ile. ama farkına bile varamıyo bazen 10 saniyesini ayırıp düzgünce düzelttiğinde daha çok zaman kazanabileceğinin. bi yandan yarım yamalak ilerleyip bi yandan da düzeltmeye çalıştığı da olmuyo değil işte dediğim gibi. işi gücü yokken bile zaman kaybetmek istemiyo akıllı. bi yere gidecekse de erkenden gidip en sevmediği işi yapıyo, bekliyo. sanki böyle yapınca zaman kaybetmiş olmuyo it, gel de anlat işte. anlamaz ki. tçıntf tçıntfs tçıntfs(bu efeği de bi türlü veremedim gitti ak).
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder