2.04.2011

yapmalıyım! -> yaparsak güzel olur

bi kaç gündür hafifim, zihnim giderek boşalıyo. içtiğimde kaybolmuyorum, susmuyorum. daha çok konuşup daha çok gülüyorum. aşırı uzun gelen günler giderek kısalıyo, bazı günler yetmemeye başlıyo. izafiyete yenilmiyorum bu sefer, daha iyi gibi her şey. saat kontrol aralıklarım genişliyo sürekli, her kontrolümde şaşırıyorum akan zamana.
ilk kez görülen lunapark, bomboş bir zihinle giriş. bazen eziliş, bütün bir vücudu üzerinde hissediş. bazen soğuk. umrumda mı, manzara çok iyi. biralar havadan daha sıcak. ama biraların da tadı var, önümden akan teknelerin de. oraya ait değilim, ve orası da bana bir şey vaad etmiyo, oraya aitmişim gibi de davranmıyo bana. güzel her şey. bira giderek ısınırken hava tam tersine giderek sertleşiyo. umrumda mı, rüzgara karşı işiyorum denize yine. daha çok içmek istiyorum her açılan birada, ama geceyi düşünerek frenleyebiliyorum kendimi; aklım hala yerinde. ya da değil. ama bu da umrumda değil, kısa ama sıkıştırılmışçasına geçen günler. belki de hiçbir şey yapmadan ama çok şey yaparak harcanmış saatler. ileriyi bile düşünmeye gerek yok. farkındayım yine hiçbir şey yapmamaya başladığımda bunalacağımın ve geçemeyen zamana küfredeceğimin. ama gerçekten bugündeyim bu sefer, uzun süredir ilk kez. mutlu değilim, ama mutsuz da değilim sanırım. yataktayım ve komşunun şifresiz ağından eriştiğim internette, kaçak bir şekilde yazdığım bu yazıyı sonlandırıyorum. uyuyabileceğimi hissediyorum.